SBÜ Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hast.

Yine Yeniden Bir İlk !!!




MOL GEBELİK NEDİR?

 

Hipokrat'ın yazılarında "bin bebek taşıyan anne" olarak tanımlanan mol gebeliği halk arasında "üzüm gebeliği"olarak bilinir. Mol gebeliği çeşitli nedenlerle gebelik ürününün sağlıklı gelişiminin aksadığı ve uterus içinin üzüm tanesi şeklinde bol miktarda şişmiş vezikülle dolduğu anormal bir gebelik şeklidir.

Gestasyonel trofoblastik hastalık/ üzüm gebeliği, bebeğin besleneceği eşini oluşturacak hücrelerin kontrolsüz çoğalması ile oluşan bir hastalıktır. Her mol gebelik kanser olmamakla birlikte; mol gebelik hücre tipine göre yüzde 5 ila yüzde 40 arasında yayılım(metastaz ) ve kötü hücreye dönüşüm potansiyeli mevcuttur. Erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Türkiye ‘ de tüm gebeliklerin yüzde 0,8 ‘inin mol gebelik olduğu düşünülmektedir. Dolayısı ile; düşükle sonlanan gebelikler başta olmak üzere  tüm şüpheli durumlarda gerekli incelemeler ihmal edilmeden yapılmalıdır.

 

MOL GEBELİK KANSER MİDİR?

Mol gebeliği geçiren kadınların yaklaşık %10'unda trofoblast hücreleri gebeliğin bitmesinden sonra da çoğalmalarını sürdürürler. Bu duruma gestasyonel trofoblastik neoplazi ("gebeliğe bağlı trofoblastik tümör") ya da kısaca GTN adı verilir. Çoğalan trofoblast hücreleri kan yoluyla diğer organlara metastaz yapabilir (metastaz, tümör hücrelerinin ilk ortaya çıktığı yerden başka yerlere yayıldığını tarif etmek için kullanılan bir terimdir). GTN en sık akciğer ve vajinaya metastaz yapmakla birlikte vücudun tüm organlarına yerleşebilir.

MOL GEBELİK NEDENLERİ NELERDİR?

 

Düşük sosyoekonomik düzey, karoten / A vitamini eksikliği, 17 yaş altı ve 35 yaş üstü gebelik, sigara içimi, ailede mol gebelik hikayesi, genetik yatkınlık , asya ırkından olmak sebepler arasında en sık bilinenidir. Aslında döllenme sırasında oluşan oosit ve sperm anormalliği ana sebebidir.

 

MOL GEBELİK NASIL OLUŞUR?

 

Döllenme sırasında boş yumurtanın spermle döllenmesi ya da genetik metaryalin iki katına çıkması sonucu oluşan 46 kromozomlu komplet molde ; embriyo ve fetusa ait bulgular olmaz; bir çok vezikülden oluşan üzün salkımı benzeri görüntü mevcuttur. Genetik olarak dolu yumurtanın iki spermle döllenmesi sonucunda 69 kromozomlu parsiyel molde  veziküler görüntü ile birlikte emriyo ve fetusa ait dokular izlenebilmektedir.

 

Sıklık sırasına göre mol gebelik türleri

1- Parsiyel mol

2- Komplet mol

3- İnvaziv mol ( yayılım –metastaz olabilir)

4- Koryokarsinom ( yayılım- metastaz olabilir)

5- Plesantal site trofoblastik tümör ( lokal invazivdir )

6-  Plesantal site nödül (iyi huyludur )

 

 

MOL GEBELİK BELİRTİLERİ NELERDİR ?

 

Mol gebelik /üzüm gebeliği geniş spekturumlu bir hastalıktır. Cerrahi ve ilaç tedavisine yanıt yüz güldürücü olduğundan; bu hastalığın erken tanınması yaşam süresi açısından çok önemlidir.  Erken gebelik döneminde başlayan vaginal kanama, üzüm tanesi şeklinde parça düşürme,olağandan fazla ve tedaviye dirençli gebelik bulantısı, guatr hastalığının artması, karın içinde gerginlik hissi, teka lutein kisti denilen yumurtalık kistlerinin büyümesi, gebeliğin 5. Ayından önce preeklampsi ( gebelik tansiyonu)  başlaması, öksürük, nefes darlığı gibi durumlarda şüphenenilmesi; gebeliğin sonlanmasından ardından takip protokolü için hastanemize başvurması gerekmektedir.

 

MOL GEBELİK TANISI NASIL KONULUR ?

 

Mol gebelik/üzüm gebeliğin kesin tanısı düşük ya da kürtaj metaryalinde hücrelerin incelenmesi ile olur.  hCG seviyesinin 40.000 ‘ den fazla olması, ultrasonda embriyo görünmeden veziküllü yapıların kabarcık şeklide rahim içinde görülmesi durumunda mol gebelik tanısı konulur ve gebelik tahliye edilir. Tahliyede alınan patolojik metaryalin incelenmesi ile mol gebelik tanısı konulur. Eğer ; normal gebelik ya da fark edilmeyen kimyasal düşükle gelişmiş patoloji örneği elde edilememişse; gebelikten sonra devam eden vajinal kanama, ağrı, rahim büyüklüğünün devam etmesi , nefes darlığı, öksürük,  hipertroidi gibi uyarıcı bulgular verebilir. Bu tip durumlarda kliniğimize başvurmalı ve durumunuz hakkında gerekli incelemenin yapılmasını sağlamalısınız. Kanda hCG seviyesi gebelik sonlanmasından 6 hafta sonra hala kanda düşük seviyede değilse; haftalık hCG takibine alınmalıdır. Eğer tam düşüş olmazsa, ya da 3 haftada 4 kez bakılan testlerde düşüş yüzde 10 dan azsa, 2 haftada 3 kez bakılan hCG yüzde 10 dan fazla artmışsa; gestasyonel trofoblastik neoplazi tanısı konulup kemoterapi tedavisi başlanması sağkalım için çok önemlidir.

 

MOL GEBELİK NASIL TAKİP EDİLİR ?

 

 Tanısı konulduktan ve gebelik sonlandırıldıktan sonra  sonra en önemli adım aynı labaratuarda haftalık hCG takibi yapılmasıdır. Düşüş oranına ya da yükseliş oranına göre ^gestasyonel trofoblastik neoplazi’ tanısı konulup tedavi protokolü başlanmalıdır. Ayrıca akciğer filmi, karaciğer fonksiyon testleri ve kan sayımları takip edilmelidir.

 

 

MOL GEBELİK NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Kendi seyrine bırakılan bir mol gebeliğinde hiç beklenmedik bir zamanda ciddi bir kanama meydana gelebilir. Bu yüzden mol tanısı konduktan sonra gebeliğin beklenmeden sonlandırılması gerekir.

Mol tanısı konan anne adayı hastaneye yatırılır ve genel ve jinekolojik bir muayene yapılır. Jinekolojik muayene esnasında vajinada değişik büyüklüklerde mavi renkli kitlelerin saptanması GTN varlığına ve vajina tutulumuna işaret eder.

Tahliye öncesi muhtemel bir metastaz araştırması amacıyla bir akciğer grafisi çekilir ve kan hCG değeri daha sonraki izlemlerde başlangıç değeri olarak kabul edilmek üzere not edilir. Genel kan tetkikleri yapılır ve kan grubu belirlenerek, gerekli durumlarda kullanmak üzere en az iki ünite kan temin edilir.

Mol gebeliği tahliyesi için genel anestezi tercih edilir.

Mol tahliyesi esnasında kürtaja bağlı istenmeyen durumların tümünün meydana gelme olasılığı daha yüksektir. Uterus yaralanması ve delinmesi, enfeksiyon ve kanama başta olmak üzere istenmeyen durumların oluşması gebelik haftalığının büyüklüğüyle direkt ilişkilidir. Bu yüzden mol gebeliğinin erken tanısı önemlidir.

Mol tahliyesinde normal gebelik tahliyesinden farklı olarak müdahale esnasında trofoblastlardan birinin kan damarlarına geçerek akciğer embolisi (atardamarın kendisinin ya da dallarından birinin dolaşım yoluyla gelen bir madde tarafından tıkanması) riski vardır. Ayrıca nadiren tahliye sonrası DIC (yaygın damariçi pıhtılaşması) adı verilen tehlikeli durum gelişebilir.

Tahliyede çıkan parçalar mutlaka patolojik incelemeye yollanır.

Mol gebelik tahliyesinden sonra çiftte Rh uygunsuzluğu varsa (anne adayı Rh(-), eşi Rh(+) ise) anti-Rh immunglobulin ("uyuşmazlık iğnesi"-RHOGAM ampul) uygulaması yapılır.

Mol gebeliği olan bir kadın için, çocuk sayısını tamamlamış ve 40 yaş üzerinde ise histerektomi (uterusun ameliyatla alınması) uygun bir tedavi şeklidir. Histerektomi mol gebeliği sonrası GTN gelişme riskini belirgin şekilde azaltır ancak tamamen ortadan kaldırmaz. Bu yüzden histerektomi yapılsa bile takip aynı şekilde devam eder.

Hücre tipine göre tedavi prosedürü değişmektedir. Eğer patoloji; koryokarsinom, invaziv mol, plesantal site tümör çeşitleri ise rahim alınma ameliyatı gerekmektedir. Ameliyattan sonra hCG haftalık takip düzeylerine göre kemoterapiye, hastanın tüm kliniğine ve tekli ilaca verdiği cevaba göre; çoklu ilaç kemoterapisine karar verilmektedir. Ayrıca ; beyin metastazı mevcut ise tedaviye radyoterapi eklenir

 

MOL GEBELİK GEÇİRDİKTEN SONRA NE ZAMAN GEBE KALINABİLİR ?

 

Patolojik olarak mol gebelik/ üzüm gebelik tanısı aldıktan sonra 1 yıl dolana kadar kesinlikle gebelik önerilmez. Mol gebeliğin kansere dönüşümü hCG seviyesini ölçerek yapıldığından, hamile kalınması durumunda takip karmaşası oluşacaktır.  İlk negatif çıkan hCG ( GEBELİK HORMONU ) testinden sonra 1 yıl gebe kalınmaması gerekmektedir. Doğum kontrol metodu olarak spiral ya da kondom önerilmez. Tercih edilen metod doğum kontrol hapıdır.  Diğer gebe adaylarına göre 2. Kez mol gebelik geçirme olasılığı artmış olmakla birlikte tedaviden 1 yıl sonra gebe kalınmasına müsade edilmektedir. Ancak hamile kalındığı andan itibaren mol gebeliğin tekrar etme olasılığını hastaya açıklayarak değerlendirme yapılmalıdır.

 

 

Hastanemiz Poliklinik binasında hizmete açılan Mol Gebelik Polikliniği; Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri sabah 09:00-12:00, öğleden sonra 13:30-14:30 saatleri arasında hizmet vermekte olup, MHRS sistemine açılmıştır.  182 no ‘lu telefondan randevu alabilirsiniz.

 

Op. Dr. Pınar Batu Kartal

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı



Skip Navigation Links

e-Dergi

Bilgi
Edinme

Dilek ve
Önerileriniz

Anket
Bizi Takip Edin